OKUMA YAZMA

Bu aralar ne duygular içinde olduğumu anlatacağım.Okul başlayalı yaklaşık üç aya doğru gidiyor.Arada bir kederleniyorum.Son bir kaç öğrencimin de okumalarını iyiye çıkarmak için uğraşıyorum.Ümitsizliğe düştüğüm oluyor.Aslında iyi yolda olsalar da otuz kelimenin altı okuyor kabul edilmediği için canım sıkılıyor.Bundan dolayı yoğun çabam var.Bu öğrencileri bizzat kendim okutuyorum.Dört beş sayfa okuyunca etkili oluyor.Araya da bir Teog girdi.Bu Teog da ayrı bir dert.Dikte de aynı vaziyet.Kolay kelimeler yazılırken zor kelimelerde bocalıyorlar.Yani bunlar.Bir şeyleri başarmak gerçekten zor.Çok çalışacaksınız üç ay,dört ay geçecek ya da altı ay geçecek de ancak istediğiniz sonuca ulaşıyorsunuz.Evde ilgi istek yok.Öğrenci de yanınızda bir saatte bir şeyler yapmaya çalışıyor.Bazen bocalıyor.Burada bir şeye değineceğim.Birinci sınıf okutan arkadaşlar çocuk zorlanıyorsa bir iki ay içinde aileyle konuşup uzlaşmaya bakın.Bu öğrencinin ana sınıfa gitmesi gerektiğini söyleyin.Yoksa küçük çocuk başaramıyor.Bu da bir kaç ay sonra sen başarısızsın oluyor.Bunlara dikkat etmek lazım.Bunun dışında beş altı öğrencim gerçekten anlama kavrama olarak iyi.Bu öğrencilerin test yeteneği çok iyi.Fuller çıkıyor bazen.Bu güzel en azından hoşuma gidiyor.Ben bu sınıfta bir çok konuyu sözel olarak verdim.Yani eşsesliler,zıt anlam,eş anlam çıkardığım fotokopiyi tekrar ettirdim.Hayat Bilgisindeki konuları en az haftada iki kez tekrar ediyorum.Bunlar sözel olarak yormuyor.Bunun yanında çok yazı yazsam yoradabilir.Ama sözelden anlatınca hem hafızayı güçlendiriyor.Hem de konular anlatılmış oluyor.Hep güzel şeyler paylaşsam da ara sıra sıkıntılarımızı paylaşacağız.Bunlara çözüm yolları arayacağız.Türkiye’de eğitim sadece öğretmenlerin sorunu.Her zaman muhatap olarak öğretmenler alınır.Başarı olduğunda ödül olmaz ama başarısızlıkta hesabını sorarlar.Bunların hepsini gördüm.

ESKİ ÖĞRENCİLER

Bugünlerde öğretmenler gününü kutladık.Her zaman anılmasak da bir gün hatırlanmak istiyoruz.Vefasızlık diz boyu.Aslında biz de eski öğretmenlerimizi arayamıyoruz.Biz de vefasızız diyebilirim.Genelde çok aryan olmadığını söyleyebilirim.Bu durumdan rahatsızım.Ama şartlar böyle devam ediyor.Bugün beni arayan ender dostlar hakkında konuşmak istiyorum.Bazen suya yazı yazarsınız.Akıntıya kürek çekersiniz felan.Bu hayat böyle.Ama bu olumsuzluklar şükür ki beni yıldırmıyor.Görevimi yerine getiriyorum.Herkese layığıyla davranıyorum.Çocuklara saygı duyup sınıfta demokrasiye önem veriyorum.Dünyada kimse bilmese de iyiliğimizi yapmalıyız.Balık bilmezse halık yani yaratan bizim halimizi anlar.Biz Allah için yaşıyoruz.Asıl gayemiz ona hizmet etmek.Halka hizmetle hakka hizmet ettiğimi biliyorum.Beni arayan eski öğrenciler şu anda lise üçe gidiyor.Messengerden görüştük.Memnun oldum.Arada bir de olsa bu beni çok memnun etti.Mesela bu öğrencim merkezde okuyor.Dört işlemin önemini anlattı.Sınıflarındaki öğrencilerin çoğunluğunun çarpım tablosunu bilmediğinden bahsetti.Gerçekten acı bir olay.Tabii ki burada bana çok minnettar olduklarını anlattılar.Üzerlerinde çok emeğim olduğunu söylediler.Halbuki biz görevimizi yapıyoruz.Altı saatin altısını da verimli kullanmaya çalışıyorum.Kesinlikle her öğrenciyi eğitime katmak istiyorum.Öncelikle birinci sınıfta toplama ve çıkarma önemli.Bunun yanında dikteyi yaptırıyoruz.Görevimizi yapsak da birileri bunu söylediğinde akıntıya kürek çekmediğimi anlıyorum.Velilerin de kendine göre mazeretleri oluyor.Onlara aşırı baskı kurmuyorum.Evde okumuyorsa okulda mecburen okuma yaptırmak zorundayım.Bunun sayesinde herkes okuyor.İyiler de kendini aşıyor.Ben bu sefer durumlar iyi olduğu için.Bir kaç kişiye özel okul sınavlarında başarı olmasını istiyorum.Hadi hayırlısı.Morpada uzun soluklu sorularla hedefe ulaşabileceğimi düşünüyorum.Çalışmaya devam Saygılar.

WEBDE YAZI YAZMAK 2

Arkadaşlar uzun zamandır siteme çok yazı atamıyordum.Ben yeterince yazı olduğunu düşünüyordum.Bu kadar yazıyla da çok ziyaretçi gelebileceğini düşünüyordum.Daha öncede sitenin temasını değiştirdim.Ziyaretçi gerçekten hiç gelmiyordu.Bu işi bırakmayı  ve alan adını ve siteyi bırakmayı düşündüm.Bir çok yazı var fakat ziyaretçi sayısı 0,1,2 gibiydi.Bu böyle 5-6 ay devam etti.Fakat ben geçen hafta bir gün iki yazı birden attım.Şöyle bir gerçek zamanlıya bakayım dedim.On dakika içinde 3 kişi birden geldi.Dikkatimi çekti.Gerçekten de yazı koymanın çok etkisi var.Bloglarda hergün yazı yazmak gerekiyor.Ümitsizliğe kapılmayın.Bir alanda kendinizi geliştirin.O alanda okuyun ve yazın.Bu işi gerçekten de başarabilirsiniz.Yine diğer günlerde bu trafik sıfırlardan onlara çıktı.Kimse gelmiyor demeden düzenli yazı yazalım.Google gerçektende buna bakıyor.Siz ne kadar çok değiştiriyorsanız ne kadar çok güncelleme yapıyorsanız Google buna bakıyor.Şunları da ilave etmeliyim.Ben site haritasını bir türlü başaramadım.Yapamadım nedense.Sonra da çok uğraşmadım.Burada önemli olan düzenli yazı yazmak.Aynı alanda yazmak.Ben bunu kendi alanım eğitim olduğu için bu alanda yazıyorum.Çünkü bir çok eğitim kitabı okudum okumaya da devam ediyorum.Bu beni meslekte de pratikleştiriyor.Bu aralar ziyaretçiler için keyfim yerinde.Analitikte gerçek zamanlıya çok bakardım.Ama sonuç iyi değildi.Fakat yazı koyduğunuz sürece birileri geliyor.Daha çok Rusya’dan ziyaretçi geliyor benim siteme.Bu alanda da bir şeyler yapmak hobi oldu.Wordpress gerçekten çok güzel bir yazılım.Kendimi web tasarımında geliştirmek istiyorum ama Kahramanmaraş’ta böyle bir imkan bulamıyorum.Özel kurslar da bana pahalı geliyor.Şimdilik wordpresste devam ediyorum.Ama zamanla daha gelişmiş siteler yapmak istiyorum.İlk dört sınıfla ilgili etkinlikler yayınlamaya devam edeceğim.Saygılar.

STRES İÇİN FİLM İZLEMEK

Arkadaşlar bildiğiniz gibi teknoloji çağında iş hayatının getirdiği bir çok stresler var.Stres yok diyen yalan söyler.Bizde gürültü,toz gibi zararlı etkenlerle karşı karşıyayız.Öğretmenler olarak çocuklara okumada belli bir seviyeye getirmek zorundasınız.Yine matematikte dört işlem yeteneği olması lazım.Bu seviyeleri sıfırdan başlayarak çocuklara vermek zorundayız.Hele bir de kenar mahallede öğretmenseniz işiniz daha zor.Bunun dışında velilere de haber anlatıyoruz.Beğenmemek onların da hakkı.Okul idaresi de teftiş yapıyor.Size not veriyor yeri gelince.Bizim öğretmenler olarak sorunlarımız bunlar.Bu sorunlar bizim sağlığımızı etkiliyor.Normalde herkes bize işiniz kolay dese de hiç öyle değil.Tek avantajımız tatillerimiz.Bunu inkar edemem.Bunları yaşarken son senelerde film izlemeyi yeni keşfettim.Okuldan yorgun argın geldiğinizde güzel bir dizi sizi bu sıkıntılardan kurtarıp başka yerlere götürüyor.Okuyacağız öğreneceğiz geliştireceğiz ama her zaman aynı şeyler bıktırıyor.Bunlardan kopup bir dizi sinema izlediğinizde gerçekten rahatlıyorsunuz.Herkese tavsiye ederim.Hayatta hep aynı şeyler gerçekten bıktırıyor.Zaten çok çalışsanız da belli şeyler bir yere kadar.Burada kendi rahatımızı düşünüp biraz da sıkıntılarımızı bir saatliğine unutmamız lazım.Bu hayatta biraz da kazandığımız şeylerle övünmemiz.Kanaat etmemiz halimize şükür etmemiz lazım.Sadece paraya maddiyata odaklandığımızda makam mevki düşkünü olduğumuzda kendimize ediyoruz.Bir yerde Allah’ın verdiği kadar yaşıyoruz.Çok kendimizi yıpratmanın alemi yok.Dizilerden İçerde son zamanlarda çok hoşuma gitti.Ekip güzel oynuyor.Çetin Tekindor’u çok beğendim.Gerçekten süper bir role bürünmüş.Çağatay Ulusoy da öyle.Her filmde başarılı.Bu dizinin dışında Bodrum Masalı güzel.Bodrum zaten benim eskiden beri çok hoşuma giden yer.Gerçekten deniz manzarası dizide gösteriliyor.Dizi burada çekilmiş.Olaylarda hoşuma gitti.Şimdilik bu kadar kendinize iyi bakın.

KENDİ İŞİNE ODAKLANMAK

Bugün hayatta yaşanan streslere değineceğim.Neden doyumsuz oluyoruz.Ya da çok açgözlüyüz.Bunların önemini bu yaşlarda anlıyoruz.Eğitim hayatında uzun çalışmalarımız var.Hep çok fazlasını arıyoruz.Fakat bazan çok çalışmak da sonuç vermeyebilir.Profesyonel insanlar hem çok çalışıyor hem de yetenekli insanlar.Bunun yanında 5-6 yaşından beri bir alanda kendilerini geliştiriyorlar.Burada başarının zorluğuna da değiniyorum.Fakat insan hep yapamadığı şeyler için üzülmektense yaptığı şeylerle gurur duymalı.Bundan mutlu olmalı.Benim okulda bir görevim var.Bununla daha çok ilgiliyim.Altı saat çalışmam var.Uykudan sonra en çok zaman ayırdığım konu.Yıllar içinde tecrübelerimizden ve okumadan faydalanıyoruz.Zor olan şeyleri stresli işleri kolaya çeviriyoruz.Bizlerden sınıf öğretmeni olarak beklenen şeyler akıcı okuma okuduğunu anlama ve dört işlem etkinlikleri.Bundan daha iyi ne yapabiliriz.Problemler konusunda daha iyi olabiliriz.Çalıştığım yerler olarak çok aham şaham okullar görmedim.Biz köylerde de okumayı 50-60 lara çıkarmaya çalışıyoruz.Yine kenar mahallede de aynı sorunlar.Nitekim okumayı bazı çocuklara sevdirmede sorunlarımız var. Bunun  da önlemini alıyoruz.Çok okuma yaptırmak ve çocukların önünde lider olarak kitap okumak.Bunlar gerçekten işe yarıyor.Baştaki konuya girersem.İnsanız nankör olduğumuz ortada.Hep yükseğe bakıyoruz.Hep onların olmasını isteriz.Ama bu ülkede asgari ücret alan insanlar mutluyken üniversite mezunları bunu beceremiyor.Çünkü ticaret yapmak veya başka şekilde zengin olma hayalleri var.Bu da şükür etmemizi engelliyor.Ben gitar çalıyorum mesela.Yani bir parçayı Youtube’da  bin kişi söylüyor.Şaşırıyorum.Fakat bu kişiler içinde sadece 20 tanesi güzel çalıyor.Yani öğretmen öğretmenliğini siyasetçi siyaseti yapmalı.Sanatçı sanat yapmalı.Asker askerliği yapmalı.Burada asker siyaset yapmaya kalkınca 15 temmuz gibi acı olaylar ortaya çıkıyor.Saygılar.

DESTE DÜZİNE PROBLEMLERİ

Bugün ikinci yazımı yazıyorum.İkinci sınıfta deste ve düzinenin önemine değineceğim.Bu sınıfta deste düzineyi öğrenenler gerçekten diğer sınıflarda sorun çıkarmıyor.İstediğiniz gibi yükleme yapabilirsiniz.Matematiğin temeli burada atılıyor.Problemlerse eğitimde çok önemli.Bunları anlatacağım.Bunun yanında çıkarmalar da yapılıyor.Çıkarma gerektiren deste düzine problemleri veriyoruz.Burada dikkat edilecek konu.Ben bu sene bir destenin on,iki destenin yirmi olduğunu ezber sistemini veriyorum.Fakat mantığını anlatıyorum.Burada iki on veya üç onun toplandığını anlattım.Düzinede iki düzinenin yirmi dört,üç düzinenin otuz altı olduğunu veriyorum.Toplama yapıldığına değiniyorum.Buradan bu problemler daha kolay çözülüyor.İnternette Levent Yağmuroğlun’dan yararlanıyorum.Fakat burada bu problemlerden iki etkinlik var.Başka sitelere bakacağım.Çünkü bana göre ikinci sınıfta en önemli konu.Bunun yanında iki basamaklı sayıyla bir basamaklı sayılar çarpması zor.Eldeli toplamalarda ve onluk bozarak çıkarmalarda çok zor olmadığını düşünüyorum.Bu problemlerden yayınlamayı düşünüyorum.Mesela ben bursluluk sınavlarını inceliyorum.Burada televizyon alan bir kişinin taksitle ve önden para vererek aldığını soruyordu.Toplam ne kadar ödediğini sormuştu mesela.Bu soruların temeli bence bu sınıflarda atılıyor.Tabii ki bunlardan önce işlem yapabilmeyi bilmesi lazım.Deste ve düzine hakkında aklıma gelenler bunlar.
Arkadaşlar birinci sınıf menüsünde yaralanılacak bir çok etkinlik var.Yazılarımızı okuyup yorum yazarsanız sevinirim.

İHMAL EDİLEN ÇOCUKLAR

Bugün kenar mahallelerdeki çocuklardan bahsedeceğim.İlgiden ve destekten mahrum büyüyen çocuklar.Ailede sevgi ve sıcaklık görmemiş.Bazen itip kakılan bazen de umursanmayan.Kenar mahallerde her şey yolunda gitmez.Anne baba eve ekmek getirmek için ne zorluklar yaşar.Hayatın en acı sahnelerini görebilirsiniz.Baba muhtemelen asgari ücretle çalışıyordur.Onun 300-400 lirasını kiraya verir.Odun,kömür,su,elektrik derken o parayla kıtlıkla yaşamaya mahkumdur.Anne çalışıyorsa biraz daha rahatlayabilirler.O zaman da çocuklarla daha az vakit ve ilgi vardır.Adam evde geçim sağlamaya çalışırken çocuklara zaman kalmaz.Zaten eve yorgun gelir.Televizyonun başında uyuya kalır.Ailede en önemli şey sevgi,ilgi ve huzurdur.Çocuklar anneden babadan sevgi ve güveni almazsa travmalarla dolu bir hayat sürdürür.Bizim kuşağın babaları sayesinde kendine güven duygusu zayıf kaldı.Gerçi onalarında sebepleri var.Babaları savaşlarla yaşadı.Ya şehit oldu ya gazi.Malum Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı onlara yansıdı.Burada çocukları sevmenin önemini konuşacağım.Sevdiğinizde her şey kolaylaşır.Onlar hayatı sever problemlerle savaşmayı,direnmeyi öğrenir.Mutluluğu tatmayı öğrenir.Onlara sarılmak,kokusunu almak en önemli şeydir.Çocuklarımız gerçekten önemli.Onları ihmal etmeyelim.Onları kazanmayı öğrenelim.Hayatta ne yaşarsak yaşayalım.Yaşadığımız sıkıntıları onlara yansıtmamamız lazım.Okulda yaptığı şeyler hakkında konuşalım.Yaşadığı şeyleri soralım.Evde bir saat okuma etkinliği yapalım.Onları da bu etkinliğe davet edelim.Onlara okumayı sevdirelim.Bunlar gerçekten önemli.Bir çok şeyi kitaplardan öğreniriz.Gerçekten kitaplar bize hayatı kolaylaştırır.Bunun önemini bir öğrensek.Tüm sorunlarımız çözülür.Çözülmese de çözmek için deneyim kazanırız.Bir kaç nesil sıkıntı çekti ama bizim çocuklarımız da bizim yaşadığımız sorunları yaşamasın isterim.Bunun yanında OECD ülkeleri arasında son sıralarda olduğumuza değineceğim.Gerçekten 40 dakikalık bir okuma bizi ilk ona sokar.Lütfen çocuklarımızı ihmal etmeyelim.

MUTLU ÇOCUKLAR,MUTLU ÖĞRETMENLER

Okul açılalı bir buçuk ay oldu.Bir buçuk ayı çok güzel değerlendirmeye çalıştım.Sorunları masaya yatırıp çözmek için uğraştım.Altı saatin hepsini de kullanıyoruz.Severek yapılmayan okumayı sıkıntılı öğrencilere zorla yaptırıyoruz.Yani mecbur okumalısın mantığı.İşler hemen hemen iyi.Son sıradaki öğrenciler bile okumayı serileştiriyor.Buradan da anlıyoruz ki bizim bir saatte yaptırdığımız okuma öğrenciye çok iyi yansıyor.Bu velilerin hiçbir şekilde okuma yaptırmadığını da anlıyoruz.Çünkü bir yarım saat bile bir ayda çok etkili oluyor.Sonuçta sınıfın düze çıktığını görüyorum.Çok mutlu hissediyorum.Öğrencilerde de başarmanın verdiği mutluluğu görüyoruz.Bunun yanında sınıfta sıkıntılar olduğunda anlatıyorum.Bir öğrencimde sadece hece düzeyindeyiz.O öğrenciye heceleri birleştirme çalışması veriyorum.Harflerin hepsini biliyor.Birleştirmede ise üçüncü harfte başarması gerekiyor.Türkiye’de mevsimlik işçiler sıkıntısı var.Bu öğrencim mevsimlik işçilerden.Gittiği yerde okula gitmiyor.Biz burada 5-6 ayda bir şeyler vermeye çalışıyoruz.Ama o çocuk okumuyorsa o öğretmenin sorumluluğu ne yazık ki.Allah’tan idarecilerim çok insancıl oradan kurtarıyorum.Not verme meselesini de çok takmıyorum.İkinci sınıflara tekrar dönersek;ben okuma yazmada bazı öğrencilere devam ederken konuları enjekte ediyorum.Matematikte deste,düzine, saatleri her gün anlatıyorum.Deste düzine problemi çok önemli.Bu problemleri veriyorum.Sözel olarak da veriyorum.Dört işlem her gün yapılıyor.Hayat bilgisinde önemli bilgileri veriyorum.Ben konu anlatımlı bir kitabın yazın özetini çıkardım.Oradan ilerde verilen konuyu da anlatıyorum.Burada Atatürk’ün okuduğu okullar,Osmanlı Devletinin yıkılması,Cumhuriyetle gelen yenilikler,kitapta anlatılan konulara da değiniyorum.Türkçe’de dikteye yer veriyorum.Dikte de kesme işareti,özel isimlerin baş harfleri,eş ve zıt anlam,eşseslilere değiniyorum.Anlatabildiğim kadar da dil bilgisini sözel olarak veriyorum.Bunlar tabii ki doping etkisi yapıyor.Testlerde karşısına çıkınca hemen yapıyorlar.Bu arada bazı okullarda fotokopi bile vermeyin diyen idareciler çıkıyor.Neden bu kadar baskı yapılıyor anlayamıyorum.Ek ve zenginleştirilmiş etkinlikler öğrenciyi çok geliştiriyor.Bunlar ortada eğitim bilimlerinin gereği ama bir şey diyemiyorum.Yazılara devam edeceğim saygılar.

GEÇ ÖĞRENEN ÖĞRENCİLER

Bugün isteksiz,okumayı sevmeyen belirli nedenlerden dolayı geride kalmış öğrencilerden bahsedeceğim.Bu tür öğrencilerin bir çok nedeni var.Ya ailede okuma yazmayı bilmeyen kişiler var.Ya çocuk yaşı küçük olduğu için tam kavrayamıyor.Ya da öğretmenin bir şekilde bu çocukları eğitime katamadığı görülür.Veya evde okumaya yazmaya hiç ilgi yoktur.Veya çocuğun zekayla ilgili problemleri vardır.Bende geçmişte bunlar hep olmuştur.Gelecekte de olması hep ihtimal.Türkiye’nin eğitim problemleri bunlar.Şöyle bir örnek vermek istiyorum bir çocuğa zorlaya zorlaya hecelemeyi birinci sınıfta öğretiyorsun.Veliden hiç kıpırtı yok.Bir şekilde çocuğa zaman ayıramıyor.Bu veli nisanda gelip size çocuğun okuması ve yazması olmadığını söylüyor.Burada şu imayı alıyorum.Sen bu çocuğa okumayı öğretemedin demek istiyor.Böyle bir olayda resmen şok oluyorum.Sınıfta geri kalmış 2-3 kişiden biri bu öğrenciler elinden gelenin en iyisini yapıyorsun bunu duyunca şarteller atıyor.Burada eğitim sadece öğretmenden sorulur diyoruz.Müdür gelir öğretmene sorar veli gelir öğretmenden sorar müfettiş gelir öğretmenden sorar.Bu durumda öğretmen ne yapar.Oturur ağlar herhalde.Bunlar Türkiye’de yaşanan olaylar.Ben bunları görerek ders alıyorum.Geleceğe daha güzel hazırlanıyorum.Bu seneni başında da birinci sınıf stresi yaşadım.Yalan değil.Gerçekleri konuşalım.İki kişi devamsız.İki kişi zorlanıyor.Karşınıza bir kaç sorunlu öğrenci çıkıyor.Bir tecrübeli öğretmen bana birde ikide okuma yazma çok önemli.Bunlara dikkat et diyor.Napacaz okuma okuma okuma.Bunun dışında durmadan dikte yaptırıyoruz.Bu bir kaç öğrenciye sıkılmadan yanıma çağırdım iki sayfa olmadı bir sayfa hiç eksik etmedim.Bunu düzenli yaptırdım.Okul başında 3 kelime okuyan abuk subuk heceleyen öğrenciler şu anda 12-13 kelime okuyor.Dikteyi de hemen hemen yapıyor.Bu arada bunun dışındaki çocuklara da yavaş yavaş konu veriyorum ki test çalışmalarına hazırlık olsun.Bugünlerde de rahatladım.Çünkü en sıkıntılılar bile  yavaş yavaş seri okumaya geçti.Bu beni mutlu etti.Bir sıkıntılı dönem daha bitti.Bu sınıf Allah’ın izniyle 4′ e kadar gider.Bundan sonra konulara dikkat etmek lazım.Hayat ve Türkçe konularını vermek lazım.Günde bir saat morpa önemli.Matematikte toplama çıkarma 20 dakika önemli.Bunlar bizi kurtarır.Arkadaşlar bu yazıları sonuna kadar okusanız,yorum yazsanız çok memnun olurum ama okumadığınızı biliyorum.Burada öğretmenlerin yaşadığı sıkıntıları yazıyorum.Bir öğretmen yorum yazsa çok mutlu oluruz.Başarılar.

20 KİŞİLİK SINIFLAR

Bugün sınıf mevcudunun az olması ve birebir eğitime değineceğim.Herkes açık arar ama bu hükümetin bir çok alanda yaptığı hizmetler var.Tabii ki herkesin hatası olur fakat cumhuriyet yönetiminde en çok atak yapılan alanlar bu hükümette.Burada parti reklamı yapmıyoruz tabii ki.Ben eğitim alanında açılan sınıflar,akıllı tahta,bilgisayar laboratuvarları ve liselerde tabletlerin önemli başarılar olduğuna inanıyorum.2000 yılından önce 80 kişilik sınıfları tabii ki unutamıyoruz.Özellikle İstanbul’daki yoğun nüfus eğitime de dezavantaj olarak yansıyor.Fakat biz geçen sene 28 öğrenciyle ders işliyoruz son iki üç kişiyi eğitime katamıyorduk.Planlama yaparak katılabilir ama o öğrenciler öğretmenin de canını alır.Çok yorar.Öyle ki çocuk okumamak için direnir alıcıları kapatır.Bu durumda okuma yetersizlikleriyle karşılaşıyoruz.Evde de çalışma olmayınca sıkıntı artıyor.Bu sene 28 den 19 rakamını gördük.Nasıl da rahat geçiyor zaman.İlgilenemediğim o öğrenciler bile okumayı hızlandırıyor.Bir de o sayıyı bunun yanında 42 leri görmüştüm köyde.Bu rakamlardan sonra 19 çok güzel herkesle özel ilgileniyoruz.Tabii ki açılan okulların sınıfların da halka çok katkısı var.Eğitimin kalitesi artıyor.Bu tabii ki bir beş senede pisa sınavlarında da kendini gösterir.Ülkemiz sıralamalarda üst seviyelere çıkar.Sınıftaki sıkıntılı öğrencilerle birebir ilgilendiğimiz zaman görüyoruz ki herkes okuma yazma biliyor.İkinci sınıf olarak işlemler yapıldığında matematik seviyeleri yükselmiş olur.Bu da daha mutlu bireyler daha mutlu öğretmenler işinden tat alan okula severek giden çocuklar olarak önümüze çıkıyor.Birinci sınıfın bazı zorlukları var.Bu süreç çok sıkıntılı.Bir şeyleri yapmaya çalışırken zorlandığınızda gerçekten canınız sıkılıyor.Bu da hayatımıza olumsuz şeyler olarak yansıyor.Bunu çok iyi şekilde planlayıp her sene  yapılan eğitimden bir ders çıkarmak gerekiyor.Bunun yanında öğretmenler olarak kendimizi geliştirip bol bol mesleki kitaplar okuduğumuzda işe hakim olabiliyoruz.Bugünlük bu kadar yazmaya devam.Saygılar.